Ana içeriğe atla

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

Geçtiğimiz gün Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos 12 ada ve Akdeniz enerji sahası hakkında yaptığı açıklamalarda "Türkiye güvenliğimize, bütünlüğümüze korkutma oluşturursa, atalarımızın yaptığını biz de yaparız." sözleriyle Ankara'ya tehdit mesajları yollamıştı.

Bu konu geçen haftanın en çok tartışılan konularından biri olurken, şu soru ortaya çıktı: Yunan askerleri aslına ne yaptı ?

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

İZMİR'İ İŞGAL GİRİŞİMİ

Milli çaba dönemlerinin en kıvılcımlı günleriydi o günler. Bir taraftan İngiliz Fransız ve İtalyan askerlerinin Anadolu topraklarında işgal girişimleri oluşurken diğer tarafta ise vatan, ahali, bayrak, din, iffet uğruna canını korkusuzca ortaya koymuş, mücadelesini vermekteydi. İşte o işgal girişlerinden biri de İzmir'de olmuştu.

İngiliz arşivinden Yunanlıların İzmir'den kaçışı -

Birinci Dünya Savaşı'ndan daha sonra İzmir'i işgal etmeye çalışan Rumlar, köyleri yakıp yıkarak İzmir'de bir rahatsızlık ortamı oluşturmaya çalışıyor, isyan çıkartmak istiyorlardı. Bu durum karşı Yunan ordusu da aldırışsız kalmayarak Ege'ye gemilerle asker sevkiyatı yaptı. Amaç basitti, İzmir'in işgali, oysa İzmir'i işgal öyle kolay değildi...

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

BÜYÜK MAĞLUBIYET: DENİZE DÖKÜLDÜLER

Takvimler 9 Eylül 1922 tarihini gösterdiğinde karaya çıkmaya çalışan Yunan ordularına İzmir halkı en güzel cevabı verdi. Bir oldu, beraber oldu zinde bir ordu oluşturdu. Halkın gücünü desteğini alan birlik Yunan ordusunun üzerine dürüst atılınca, karaya meydana çıkan bir avuç Yunan ordusu da kaçıp kurtulmak için kendini denize attı.

Tarihe "Yunanın denize dökülüşü" notuyla geçen bu yiğitlik mücadelesi, Yunan devleti tarafından her daim üstü örtülerek kapatılmaya çalışılmaktadır.

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

"YUNAN DENİZE DÖKÜLMEDİ, KENDİLERİ GİTTİ" İDDİASI

ÖTE YANDAN tarihçilerin bakış ayrılığına düştüğü konulardan biri de Yunanlılar'ın kaçışıyla ilgili. Bazı tarihçiler Yunan askerlerinin "denize dökülmediği", aksine Mustafa Kemal Paşa'nın şehre girişinden 2 gün önce yani 7 Eylül'de Yunan askerlerinin ABD gemileriyle İzmir'i terk ettiğini iddia ediyor. İngilizler'in çektiği görüntülerde İzmir'deki Rumlar'ın deniz yolunu kullanarak şehri kaçarak terk ettiği net bir şekilde görülüyor.

Özetle Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos'un bahsettiği o ecdat, İzmir'de denize dökülen atalardır...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Altından yol geçen 275 yıllık ahşap cami

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde 1743 yılında Hacı Ali Ağa kadar yaptırılan Hanay Camii, 2 yıl önce Vakıflar Alan Müdürlüğünce restore edilirken, Burhaniye Belediyesi kadar da etrafı açılarak çevre düzenlemesi yapıldı. ALTINDAN YOL GEÇİYOR, 275 YILDIR AYAKTA İki katlı ahşap caminin altından yol geçerken, yolun iki yanına ise 6 adet iş yeri bulunuyor. Garip mimarisiyle uyarı çeken camide, 275 yıldır aralıksız ibadet yapılıyor. Hanay Camii iki yıl önce her tarafta aşağı restore edilirken, Kemer Camii diye anılan cami ilçenin simgesi haline geldi. Caminin tavanı ve tabanı da ahşaptan yapılmış. 2 YANGIN ATLATTI Camide namaz kılan vatandaşlar, tarihi camide ibadet etmenin mutluluğunu yaşarken, İmam Hamdi Girgin de caminin büyük alaka çektiğini söyledi. Hanay Camii’nde 17 yıl ödev yaptığını anlatan emekli imam İsmail Plato, "Hanay Camii’nde acizane 17 sene tahsis yaptım. Hanay Camii sayılı camilerden birisidir. Altından yol geçmektedir. Halk Müziği aralarında da Kemerli Camii ismi...

Yüzyılın en büyük ajanı: Cicero

Enes Taha ERSEN / email protected "İngiliz Kemal" yazımızı okuyanlar hatırlar. Dedik ya Anadolu tarihi dar kahramanlarla doludur diye, işte o kahramanlardan birini anlatıyoruz bu yazımızda. Yüzyılın en büyük ajanı diye anılan, İngiliz diplomasisini daha alçak üstteki eden ve Türkiye'yi II. Dünya Savaşı'ndan kurtarıp, savaşın seyrini değiştiren ad: İlyas Bazna, namıdiğer "Cicero" ... SIRBİSTAN'DAN TÜRKİYE'YE Sırbistan doğumlu bir Türk olan İlyas Bazna, Balkanlarda çıkan ayaklanmalar sebebiyle ailesiyle birlikte İstanbul'a geliyor ve hayatını değiştirecek, kahramanlığa uzanacak bir yaşamın adımları burada atılıyor. Atatürk'ün yanına askerlik yapan Bazna, sonra Alman Büyükelçiliğinde işe girer. Burada uşaklık yapmaya başlayan Bazna'nın kariyeri burada sekteye uğrar. Büyükelçiye gelen gizli mektupları okuyan Bazna'nın durumu ortaya çıkınca hemen işten çıkartılır ve kahramanlığa uzanan hikayenin ikinci adımı burada atılır. APTAL UŞ...