Ana içeriğe atla

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Selen KALDIRIM / email protected

Atomu parçalayan matematik dehası bu adamın bir özel  hayatı yoktu sanıyorsanız, bilinenin aksine Einstein, bilim alanında yaptığı araştırmalar değin kadınlarla da ilgiliydi.

Öyle fakat, yıllar daha sonra ortaya çıkan Almanca olarak kaleme aldığı bir mektubunda çoğu adama ve kadına, tek eşliliğin doğal olarak bahşedilmemiş olduğundan bahsetmişti.

ÇAPKIN BİR FİZİKÇİ

Varlıklı ve otoriter bir ailenin çocuğu olan Einstein haylazlıklarıyla, mektep ve aile hayatında fazla tasvip edilmeyen bir öğrenciydi.  Dikey başlılığı ve küçümseyen karakteri, tüm hayatında belirleyici olan özelliklerinden sadece birkaçıydı.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Babası Hermann Einstein’ın baskıcı tavırları ve onun adına aldığı kararlar, Albert'in düşünceleriyle hiçbir süre uyuşmadı. Kimi vakit bu karakteri onu bir geri zekalı gibi gösterse de, bilim dünyasına adını kazıyacak bir dehadan demin kimsenin haberi yoktu.

SADAKATSIZ AŞK YAŞAMSAL

Einstein, gösterişli ve yakışıklı genç bir delikanlıydı. Yükselen kariyerinin kendisine olan ilgiyi artırması, onu bilim dünyasında başarıya götürürken, aşk hayatını da bir o kadar altüst etmişti.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Einstein’ın fizik alanındaki başarısını ilişkilerinde görmek olası değildi. Vefasiz tavırları ve şıpsevdiliği başına sürekli dert açıyordu.

MARİE WİNTELER

Daha 16 yaşındayken İsviçre'de bulunan bir ailenin 17 yaşındaki kızları Marie'ye aşık oldu. Saf ve temiz bir aşk yaşıyorken Einstein'in okul için şehirden ayrılması, ilişkiyi koparma noktasına getirdi.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Uyumlu olarak yolladığı mektupların da  bir zaman sonra son bulmasıyla ikilinin yolları ayrıldı.

 

MATEMATİKÇİ SEVGİLİSİ: MİLEVA

1896'da, Zürih Politeknik Üniversitesi’ ndeki tek kız olan derslik arkadaşı Mileva, kendisi gibi bir matematikçiydi. Nitekim mezun olduklarında Mileva’nın not ortalaması 4.7 iken, Albert’inki 4.6 idi. Mileva ile müşterek çalışmaları, kısa zaman sonra aralarında bir bono oluşturdu.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Einstein hiçbir vakit izdivaç meraklısı değildi. Beraber yaşamış ve 2 çocuk sahibi olan çiftin evlenmesiyle beklenen oldu ve işler sarpa sardı. Einstein yükselen kariyerinin heyecanını yaşarken, Mileva’nın zorba bir bayan olması onu başka heyecanlara itti.

İKİNCİ EVLİLİĞİNİ YAPTI

Çapkın fizikçi daha birincil evliliğini sonlandırmadan ikinci bir aşka yelken açmıştı. Bu kadın, Mileva olan ilişkisini bitirmesinde etkin olacaktı.  Almanya’da yaşamış teyzesinin kızı Elsa ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Einstain son evliliğini yapmış olsa da, bu şart onu ayrı ilişkilerden alıkoymadı.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

KARISINI ALDATIYORDU

Albert, Elsa ile evliyken Sekreteri Betty Neumann ile yasak bir ilişkiye başladı. Einstein bir diğer mektubunda, Elsa ve Betty ile beraber yaşama fikrini ortaya atmış, ama karısının reddetmesiyle ‘’üçgen geometrisinin zorluğunu’ kendisinden daha iyi anladığını kabul etti.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Einstein bu kaçamaklarını, karısı Elsa’ya olan duygularını etkilemeyen, önemli olmayan heyecanlar olarak kabul etmişti. Yakın çevresinde aldatılmış arkadaşlarına da ‘bunun doğal istekler olduğunu ve karşı gelinmemesi gerektiğini’ savunuyordu.

“Eşinin günahlarına bir gülümsemeyle karşılık verip, bundan bir savaş çıkarmamalısın.”

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Meşhur fizikçi, bir diğer aşkı olan Avusturyalı sevgilisi Margarete Lebach’ı dilinden düşürmüyordu. Bir mektubunda bütün kadınların arasında sahiden yalnızca ona yan olduğunu da dile getirmişti.

‘’HERKES İÇİN ACI TATLI BİR MEYVE’’

Albert Einstein siyasi, dini ve sosyal konularda bağımsız  ve özgürlük bir kişi olmanın önemini herzaman dile getirmişti. Kendisi de Alman siyasetini, dinini ve bütün kurallarını reddediyordu. Bu egemen ideolojisi özel ilişkilerine de yansımıştı.

Einstein ve sadakatsiz ilişkileri

Sadakatli bir benzer olamamasının sebebini kendince ürettiği teorilere dayandırıyordu. Teoride kalmaması için çoğu kez de deneyimlemiş olmalı ama, ardında bıraktığı onlarca kadından yalnızca birkaçı durumu özetlemeye yetiyor.

Bir Albert Einstein sözü der ki;

‘’ Bir adam kendini tek eşli kalmaya zorladığında, şart dahil olan herkes için  acı tatlı bir meyveye dönüşür.’’

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

Geçtiğimiz gün Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos 12 ada ve Akdeniz enerji sahası hakkında yaptığı açıklamalarda "Türkiye güvenliğimize, bütünlüğümüze korkutma oluşturursa, atalarımızın yaptığını biz de yaparız." sözleriyle Ankara'ya tehdit mesajları yollamıştı. Bu konu geçen haftanın en çok tartışılan konularından biri olurken, şu soru ortaya çıktı: Yunan askerleri aslına ne yaptı ? İZMİR'İ İŞGAL GİRİŞİMİ Milli çaba dönemlerinin en kıvılcımlı günleriydi o günler. Bir taraftan İngiliz Fransız ve İtalyan askerlerinin Anadolu topraklarında işgal girişimleri oluşurken diğer tarafta ise vatan, ahali, bayrak, din, iffet uğruna canını korkusuzca ortaya koymuş, mücadelesini vermekteydi. İşte o işgal girişlerinden biri de İzmir'de olmuştu. İngiliz arşivinden Yunanlıların İzmir'den kaçışı - Birinci Dünya Savaşı'ndan daha sonra İzmir'i işgal etmeye çalışan Rumlar, köyleri yakıp yıkarak İzmir'de bir rahatsızlık ortamı oluşturmaya çalışıyor, ...

Kumarhaneye çevrilen Yıldız Sarayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında Yıldız Sarayı'nın kumarhane olarak işletilmesini hatırlatmış ve tepki göstermişti. Murat Bardakçı Erdoğan'ın anlattığı o olayın ayrıntılarını bugünkü köşesine taşıdı. İşte Bardakçı'nın aktardıkları: ATATÜRK'ÜN İMZASIYLA ALINAN O KARAR Yıldız ile ilgili en önemli Bakanlar Kurulu Kararı, 27 Ağustos 1924’te çıkartıldı. Altında “Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal”in, “Başvekil İsmet”in ve öteki tüm bakanların imzasının bulunduğu kararnamede, " Memleket ekonomisinin kalkınmasını sağlayacak yabancı turistlerin rağbetlerini sağlayabilmek maksadıyla, içerisinde her türlü medenî ihtiyacı karşılayacak oyun ve dans salonları yer alan gazino ve müesseseler vücuda getirilmesi için" Yıldız, Feriye ve o günlerde yıkıntı hâlinde yer alan Çırağan Sarayları’nın tanıdık olmayan şirketlere kiralanabilmesi için İstanbul Belediyesi’ne yetki veriliyordu. KUMARHANEYE ŞAMPANYALI AÇILIŞ Ayrıcalık hakkı İtalyan işadamı Mario Serra’ya verilen Şale ...

İran Devrimi'nin fotoğrafları

İran Devrimi'nin fotoğrafları Haber-fotoğraflar: Anadolu Ajansı Şah Muhammed Rıza yönetiminin 1977'de demokratik hakları genişletmesi politikasıyla başlayan protesto gösterileri, ertesi yıl yaygınlaşarak kitlesel bir hal aldı. 1/10 Şah'ın Beyaz Devrim'le bir takım dini şahsiyet ve vakıfların mülkiyetlerine el koyması sonrasındaki muhalefetiyle ön plana meydana çıkan ve 1964'te yurt dışına sürgün edilen Ayetullah Ruhullah Musevi Humeyni toplumsal muhalefetin etrafında toplandığı birey oldu. 2/10 Ülkede cadde gösterileri artmış rejim güçleri olayları bastıramaz olmuştu. Muhammed Rıza Pehlevi, 16 Ocak 1979'da İran'ı terk etmek zorunda kaldı. 3/10 Türkiye, Irak, Kuveyt ve Fransa'da geçen 15 yıllık sürgün hayatı sonrası Humeyni, 1 Şubat 1979'da Fransa'dan İran'a döndü. 4/10 Humeyni'nin Fransa’dan dönüşünün 10'uncu gününe denk gelen 11 Şubat ülkede her yıl devrimin yıl dönümü olarak kutlanıyor. 5/10 Fotoğrafta, devir sonrası Hume...