Ana içeriğe atla

Kaşık çatal bıçağın tarihi

1600'lü yılların sonundan beri sofralarda kaşık, çatal, bıçak kullanılıyor. Birçok tarihi kitaplarda yer eder ancak, bu mutfak malzemeleri, tunç, demir ve metalden yapılmıştır.

Günümüzde ise, gümüş, altın gibi birçok seçeneği yer alan çatal, kaşık ve bıçak, bakalım nerelerden gelmiş…

kaşık çatal bıçağın tarihi

Kaşık

Kaşık, ilk kez M.Ö Taş Devri'nde kullanılmış. Ilk kaşığın deniz kabukları kullanılarak yapıldığı biliniyor. Kaşık sözcüğü, Yunanca ve Latincede "Cochlea” olarak kullanılan "Spiral şekilli sümüklüböcek kabuğu”ndan türeyip dilimize yerleşmiştir.

İhtiyaçtan doğan ürünler olarak ortaya çıkmış olan kaşık, zamanla taştan ve ahşaptan da yapılmış. Araştırmalar, ilk zamanlar kabaca tasarlanan kaşıkların günümüzde kullanılan formunu ise, ilk kez M.S ilk yüzyılda Romalıların verdiğini gösteriyor.

kaşık çatal bıçaüğın tarihi

Çatal

15. y.y'a kadar, ki kaşık dıştan tüm yiyecekler elle yenirdi, üretilen birincil çatal 2 uçluymuş. Günümüze kadar gelirken önce 3, daha sonra da 4 uçlu şekilde üretildi.

Çatalın ilk ne vakit kullanıldığı konusundaki araştırma ise, yine Yunanlılara çıkıyor. Ilk zamanlar yemek yemek arabulucu yok de, mitolojik kahramanların kullandığı bir savaş arabulucu olarak anılıyor. Sonradan oturmuş hayata geçilmiş, toprak işlenmeye başlanmış ve çatal da bir tarım aracına dönüşmüş. İşte bu sebepten Latince "Fork” kelimesi olarak kullanılmıştır. ”Yaba, sürmek” anlamına gelen "Furka” sözcüğünden türemiştir.

Burada varlıklı kesim göre kullanılan çatal, M.S 7. Y.y'da tekrar Ortadoğu'da yaşamış zengin ailelerin yemek yemek masalarını süslemiş.

13. y.y'a gelindiğinde ise, çatal, Bizans ve İtalya kültüründe kabul görmüş. Fransızlar ise o zamanlar çatalın bir şaşaa olduğunu söyleyerek, çatalı reddetmiştir.

kaşık çatal bıçağın tarihi

Bıçak

Bıçak, tarihe dönüp baktığımızda daha çok silah olarak kullanıldığından, hemen herkesin kılıfı içinde belinde asılı dururmuş. Taştan ve metalden üretilmiş bu bıçaklar, yemek yemek masalarında kullanılmaya ise, Ortaçağ Avrupası'nda başlanmış.

Fransa Kralı 14. Louis, ilk olarak 1600'lü yılların sonunda, tüm sivri uçlu bıçakların sokaklarda taşınmasını yasaklamış. Onun yerine yemek masalarında kullanımı yerinde bulmuş ve bıçak, yemek yemek kültürüne geçmiş.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

Geçtiğimiz gün Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos 12 ada ve Akdeniz enerji sahası hakkında yaptığı açıklamalarda "Türkiye güvenliğimize, bütünlüğümüze korkutma oluşturursa, atalarımızın yaptığını biz de yaparız." sözleriyle Ankara'ya tehdit mesajları yollamıştı. Bu konu geçen haftanın en çok tartışılan konularından biri olurken, şu soru ortaya çıktı: Yunan askerleri aslına ne yaptı ? İZMİR'İ İŞGAL GİRİŞİMİ Milli çaba dönemlerinin en kıvılcımlı günleriydi o günler. Bir taraftan İngiliz Fransız ve İtalyan askerlerinin Anadolu topraklarında işgal girişimleri oluşurken diğer tarafta ise vatan, ahali, bayrak, din, iffet uğruna canını korkusuzca ortaya koymuş, mücadelesini vermekteydi. İşte o işgal girişlerinden biri de İzmir'de olmuştu. İngiliz arşivinden Yunanlıların İzmir'den kaçışı - Birinci Dünya Savaşı'ndan daha sonra İzmir'i işgal etmeye çalışan Rumlar, köyleri yakıp yıkarak İzmir'de bir rahatsızlık ortamı oluşturmaya çalışıyor, ...

Kumarhaneye çevrilen Yıldız Sarayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında Yıldız Sarayı'nın kumarhane olarak işletilmesini hatırlatmış ve tepki göstermişti. Murat Bardakçı Erdoğan'ın anlattığı o olayın ayrıntılarını bugünkü köşesine taşıdı. İşte Bardakçı'nın aktardıkları: ATATÜRK'ÜN İMZASIYLA ALINAN O KARAR Yıldız ile ilgili en önemli Bakanlar Kurulu Kararı, 27 Ağustos 1924’te çıkartıldı. Altında “Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal”in, “Başvekil İsmet”in ve öteki tüm bakanların imzasının bulunduğu kararnamede, " Memleket ekonomisinin kalkınmasını sağlayacak yabancı turistlerin rağbetlerini sağlayabilmek maksadıyla, içerisinde her türlü medenî ihtiyacı karşılayacak oyun ve dans salonları yer alan gazino ve müesseseler vücuda getirilmesi için" Yıldız, Feriye ve o günlerde yıkıntı hâlinde yer alan Çırağan Sarayları’nın tanıdık olmayan şirketlere kiralanabilmesi için İstanbul Belediyesi’ne yetki veriliyordu. KUMARHANEYE ŞAMPANYALI AÇILIŞ Ayrıcalık hakkı İtalyan işadamı Mario Serra’ya verilen Şale ...

Altından yol geçen 275 yıllık ahşap cami

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde 1743 yılında Hacı Ali Ağa kadar yaptırılan Hanay Camii, 2 yıl önce Vakıflar Alan Müdürlüğünce restore edilirken, Burhaniye Belediyesi kadar da etrafı açılarak çevre düzenlemesi yapıldı. ALTINDAN YOL GEÇİYOR, 275 YILDIR AYAKTA İki katlı ahşap caminin altından yol geçerken, yolun iki yanına ise 6 adet iş yeri bulunuyor. Garip mimarisiyle uyarı çeken camide, 275 yıldır aralıksız ibadet yapılıyor. Hanay Camii iki yıl önce her tarafta aşağı restore edilirken, Kemer Camii diye anılan cami ilçenin simgesi haline geldi. Caminin tavanı ve tabanı da ahşaptan yapılmış. 2 YANGIN ATLATTI Camide namaz kılan vatandaşlar, tarihi camide ibadet etmenin mutluluğunu yaşarken, İmam Hamdi Girgin de caminin büyük alaka çektiğini söyledi. Hanay Camii’nde 17 yıl ödev yaptığını anlatan emekli imam İsmail Plato, "Hanay Camii’nde acizane 17 sene tahsis yaptım. Hanay Camii sayılı camilerden birisidir. Altından yol geçmektedir. Halk Müziği aralarında da Kemerli Camii ismi...