Ana içeriğe atla

Osmanlı'dan diyet ve sağlık tavsiyeleri

qeqwe

Enes Taha ERSEN / email protected

Çok yiyip az hareket etmek, içinde bulunduğmuz çağdaş zamanın en temel rutini haline geldi. böylece artış belirten kilo problemi, çözüm olarak diyet türlerinde fazlalaşmayı beraberinde getirdi.

Dukan, İsveç, Weight Watchers, Paleo gibi yurt dışından ihtal edilen diyetlere duyulan rağbetteki artma, perhiz sektöründeki derinleşmeyi de beraberinde getirdi. Yurt içinde de sağlıklı yaşamı destekleyici perhiz türlerinin ortaya çıkması aynı zamanda Anadolu'da, ta Osmanlı zamanlarından bu yanlamasına uygulanan metotları ortaya çıkardı.

OSMANLI'DAN SAĞLIK TAVSİYELERİ

Osmanlı da dinç yaşam bilhassa teşvik edilir, bir takım uygulamalarla dinç yaşam için teşvikler uygulanırdı. Osmanlı İmparatorluğu vaktinde bir hekim devir olduğu yerde önce dağları, taşları inceler, rüzgarın nereden estiğine, suyun kalitesine bakar, kısaca insanoğlunun yaşadığı yeri ayrıntılı olarak araştırırdı. Buradaki hedef insanların hastalanmaması için gerekli tedbirleri almaktı, sağlıklı yaşamı sağlamaktı.

AZ YEMENİN ÖNEMİ

Osmanlı hekimlerinin dinç hayat için nasihat ettiği şeylerin başında az yemek geliyordu. Geç kahvaltı, erken akşam yemeği edinmek üzere günde iki öğün beslenmeyi öğüt eden doktorlar, tam doymadan insanları sofradan kalkmaya alıştırıyorlardı.

OSMANLI SOFRALARINDA KAŞIĞIN YERİ

Yemeğin manâlı bir parçası da sulu yemeklerin seçim edilmesiydi. Hazmı kolaylaştıran sulu yiyeceklerin tüketimi midenin sağlığı açısından sofrada manâlı bir tercihti. Bilhassa bütün olgunlaşan meyvelerden yapılan hoşaf, böylece sofraların önemli bir tercihiydi. Zira eski resimlerde sofra başında kaşıklı kişilerin görünümü bu durumu doğrular nitelikte.

Bu yöntemleri uygulayan Osmanlı, az ve dürüst yiyerek daha rahat bir hayat sürdürmüş oluyorlardı.

BEYGIR BİNMEK EN KIYMETLI SPOR

Osmanlı'nın dinç hayat tavsiyeleri içerisinde spor da kayda değer bir yerde bulunuyor. Beyin dahil bütün organlara spor yaptırılmasını tavsiye eden hekimler, iç organların çalışması için beygir binmeyi tavsiye ediyor.

Bütün iç organları ve vücudu çalıştıran spor olan beygir binmek, zamanın en değerli sporları arasında görülürken, salıncağa, kayığa binmek, keza ferahlattığı ayrıca de organları çalıştırdığı için yaşlılara bile uygulanması öğüt edilirdi.

SIRTÜSTÜ UYUMAYIN

Osmanlı tıbbında uyku da dinç yaşamın manâlı parçalarından biri. Sadece dinlenmek için uygulanmayan uyku yiyeceklerin hazmedilmesi için de kayda değer bir araçtı.

Normalde önce sağ, daha sonra sol tarafa yatılmasını nasihat eden hekimler, midenin üzerine karaciğerin gelmesini sağlamak için böyle bir yöntemi önerirler. Sırtüstü uzanmak konusunda da uyarıda yer alan hekimler unutkanlığa neden olduğu için şüphesiz bu pozisyonda yatılmamasını nasihat ediyorlardı. Sırtüstü yatıldığında kan basıncının beynin arka tarafında birikmesini keşfeden Osmanlı hekimleri, kan dolaşımının sağlanması için sağ ve sola dönerek yatmaya özendirme ederler bu sayede unutkanlığın oluşmamasını sağlarlardı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yunan askerlerinin denize dökülüşü

Geçtiğimiz gün Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos 12 ada ve Akdeniz enerji sahası hakkında yaptığı açıklamalarda "Türkiye güvenliğimize, bütünlüğümüze korkutma oluşturursa, atalarımızın yaptığını biz de yaparız." sözleriyle Ankara'ya tehdit mesajları yollamıştı. Bu konu geçen haftanın en çok tartışılan konularından biri olurken, şu soru ortaya çıktı: Yunan askerleri aslına ne yaptı ? İZMİR'İ İŞGAL GİRİŞİMİ Milli çaba dönemlerinin en kıvılcımlı günleriydi o günler. Bir taraftan İngiliz Fransız ve İtalyan askerlerinin Anadolu topraklarında işgal girişimleri oluşurken diğer tarafta ise vatan, ahali, bayrak, din, iffet uğruna canını korkusuzca ortaya koymuş, mücadelesini vermekteydi. İşte o işgal girişlerinden biri de İzmir'de olmuştu. İngiliz arşivinden Yunanlıların İzmir'den kaçışı - Birinci Dünya Savaşı'ndan daha sonra İzmir'i işgal etmeye çalışan Rumlar, köyleri yakıp yıkarak İzmir'de bir rahatsızlık ortamı oluşturmaya çalışıyor, ...

Kumarhaneye çevrilen Yıldız Sarayı

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşmasında Yıldız Sarayı'nın kumarhane olarak işletilmesini hatırlatmış ve tepki göstermişti. Murat Bardakçı Erdoğan'ın anlattığı o olayın ayrıntılarını bugünkü köşesine taşıdı. İşte Bardakçı'nın aktardıkları: ATATÜRK'ÜN İMZASIYLA ALINAN O KARAR Yıldız ile ilgili en önemli Bakanlar Kurulu Kararı, 27 Ağustos 1924’te çıkartıldı. Altında “Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal”in, “Başvekil İsmet”in ve öteki tüm bakanların imzasının bulunduğu kararnamede, " Memleket ekonomisinin kalkınmasını sağlayacak yabancı turistlerin rağbetlerini sağlayabilmek maksadıyla, içerisinde her türlü medenî ihtiyacı karşılayacak oyun ve dans salonları yer alan gazino ve müesseseler vücuda getirilmesi için" Yıldız, Feriye ve o günlerde yıkıntı hâlinde yer alan Çırağan Sarayları’nın tanıdık olmayan şirketlere kiralanabilmesi için İstanbul Belediyesi’ne yetki veriliyordu. KUMARHANEYE ŞAMPANYALI AÇILIŞ Ayrıcalık hakkı İtalyan işadamı Mario Serra’ya verilen Şale ...

Altından yol geçen 275 yıllık ahşap cami

Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde 1743 yılında Hacı Ali Ağa kadar yaptırılan Hanay Camii, 2 yıl önce Vakıflar Alan Müdürlüğünce restore edilirken, Burhaniye Belediyesi kadar da etrafı açılarak çevre düzenlemesi yapıldı. ALTINDAN YOL GEÇİYOR, 275 YILDIR AYAKTA İki katlı ahşap caminin altından yol geçerken, yolun iki yanına ise 6 adet iş yeri bulunuyor. Garip mimarisiyle uyarı çeken camide, 275 yıldır aralıksız ibadet yapılıyor. Hanay Camii iki yıl önce her tarafta aşağı restore edilirken, Kemer Camii diye anılan cami ilçenin simgesi haline geldi. Caminin tavanı ve tabanı da ahşaptan yapılmış. 2 YANGIN ATLATTI Camide namaz kılan vatandaşlar, tarihi camide ibadet etmenin mutluluğunu yaşarken, İmam Hamdi Girgin de caminin büyük alaka çektiğini söyledi. Hanay Camii’nde 17 yıl ödev yaptığını anlatan emekli imam İsmail Plato, "Hanay Camii’nde acizane 17 sene tahsis yaptım. Hanay Camii sayılı camilerden birisidir. Altından yol geçmektedir. Halk Müziği aralarında da Kemerli Camii ismi...